Annem bana böyle diyordu ilk günler, 'Çizgifilm kahramanı bacaklım!' 3270gr. doğmuştum ve hastaneden çıkarken 3100gr.'dım. İlk ay sınırda, sonraki 2 ay da neredeyse sınıra yakın kilo almıştım. Üzülüyordu annem. Hatta ilk hastane kontrolü dönüşünde ağlamıştı bile; sütünün beni beslemeye yeterli olmadığını sanıyordu.Çok ağlamış! Şimdi de bu kilolarımın ileride başıma dert olup olmayacağını düşünüp üzülüyor. Bundan sonrasını göreceğiz, çünkü artık emeklemeye ve sıralamaya başladım. Hatta o kadar hareketlendim ki, annem gündüz hep aynı cümleyi kuruyor bana, 'Oğlum n'olur, yeter! Bak kan ter içinde kaldım!' :-)
2 yorum:
Ayrıca tuhaf kelliğinden dolayı 'Ali Atıf Bir' ve şaşı bakışlarından dolayı 'Şaşı bak şaşır oğlum benim!' de diyordum.Tabii bütün bu benzetmeleri senin çok güzel bir bebek olduğunu düşündüğümü kimse anlamasın diye söylüyordum. ;-)
Şaka bir yana, yıllar öncesinden bir kare var gözümün önünde, ta lise yıllarından; gelecekteki beni düşündüğümde salondaki büyük çizim masamda çalışırken, yerde beyaz kısa kollu body'siyle oynayan tombik bir bebeğin yer aldığı sıcak bir kare. Ne tuhaftır ki, çizim yapmamı gerektirecek bir mesleğim ve şu günlerde üzerinde beyaz kısa kollu body'siyle yerde oynayan tombiğim oldu.
Şşşş! The Secret! Okuyan olduysa... ;-)
okumadık da, geçenlerde komşu arkadaşlarımızla tartıştıydık. hayırlı olsun blogunuz!
Yorum Gönder