2 Mart 2007
Bu gün benim için çoooook özel bir gün. Oğlum, birkaç zamandır ağzının içinde gevelediği 'hanniiee!' kelimesine yeni bir şey ekledi. Ben doğduğu andan beri ağzından çıkan ilk kelime 'anne' olsun diye uğraşırken, her çıkarttığı seste 'işte bakın duydunuz mu anne dedi!' diye boş yere heveslenirken oğlum bu gün gerçek anlamda, uğraşarak ilk kelimesini söyledi; 'CİCİ!' Çok uzunca bir süredir uykuya geçmeden önce birbirimize 'cici anne-cici Barış!' yaparak yüzlerimizi, burnumuzu seviyorduk. Hatta bu oğlumda öyle bir alışkanlığa dönüştü ki, ona gülerek yaklaşan ve tanıdığını hissettiği herkese bu 'cici' hareketini yapar. Bu sabah kahvaltıda anneme doğru eğildiğinde annem de bu oyunu başlattı. Ve bir süre sonra gülücükler arasından o ilk sesi duyduğumuzda inanamayarak birbirimize baktık. Ardından yine tekrarladı. Gülerken o kelimeyi nasıl çıkarttığını adım adım gözlemleyebiliyordum, önce dilini öne doğru getirip damağıyla diş etleri arasına sıkıştırıp biraz da 'z' harfiyle karışık bir 'c' sesi çıkarıp, yanına hiç de zor olmayan 'i'yi ekliyor. Üçüncü kez yine aynı kelimeyi tekrarladığında nefeslerimizi epey bir zamandır tuttuğumuzu fark ettik. Çocuklarının ilk kelimesini duymuş olan anneler, neler hissettiğimi bileceklerdir. Ne tuhaftır ki, kendimi çok özel hissettim. Oysa bu benim bir başarım falan değildi ki! Sonuçta evet, her gün durmaksızın onunla konuşup, şarkılar söylüyorum, bir dolu oyunlara teşvik ediyorum ama bu doğanın kanunu ve bu kadar olağan bir durumu sanki kendi üstün çabamla elde etmişim gibi tuhaf bir iç kabarması yaşadım o an. Oysa canım oğlum, üçüncü kez tekrarladığı o kelimeden sonra yine elinde tuttuğu dişliğini kemirmeye devam etti.
İşte hayat bu kadar basit!
Bu gün benim için çoooook özel bir gün. Oğlum, birkaç zamandır ağzının içinde gevelediği 'hanniiee!' kelimesine yeni bir şey ekledi. Ben doğduğu andan beri ağzından çıkan ilk kelime 'anne' olsun diye uğraşırken, her çıkarttığı seste 'işte bakın duydunuz mu anne dedi!' diye boş yere heveslenirken oğlum bu gün gerçek anlamda, uğraşarak ilk kelimesini söyledi; 'CİCİ!' Çok uzunca bir süredir uykuya geçmeden önce birbirimize 'cici anne-cici Barış!' yaparak yüzlerimizi, burnumuzu seviyorduk. Hatta bu oğlumda öyle bir alışkanlığa dönüştü ki, ona gülerek yaklaşan ve tanıdığını hissettiği herkese bu 'cici' hareketini yapar. Bu sabah kahvaltıda anneme doğru eğildiğinde annem de bu oyunu başlattı. Ve bir süre sonra gülücükler arasından o ilk sesi duyduğumuzda inanamayarak birbirimize baktık. Ardından yine tekrarladı. Gülerken o kelimeyi nasıl çıkarttığını adım adım gözlemleyebiliyordum, önce dilini öne doğru getirip damağıyla diş etleri arasına sıkıştırıp biraz da 'z' harfiyle karışık bir 'c' sesi çıkarıp, yanına hiç de zor olmayan 'i'yi ekliyor. Üçüncü kez yine aynı kelimeyi tekrarladığında nefeslerimizi epey bir zamandır tuttuğumuzu fark ettik. Çocuklarının ilk kelimesini duymuş olan anneler, neler hissettiğimi bileceklerdir. Ne tuhaftır ki, kendimi çok özel hissettim. Oysa bu benim bir başarım falan değildi ki! Sonuçta evet, her gün durmaksızın onunla konuşup, şarkılar söylüyorum, bir dolu oyunlara teşvik ediyorum ama bu doğanın kanunu ve bu kadar olağan bir durumu sanki kendi üstün çabamla elde etmişim gibi tuhaf bir iç kabarması yaşadım o an. Oysa canım oğlum, üçüncü kez tekrarladığı o kelimeden sonra yine elinde tuttuğu dişliğini kemirmeye devam etti.
İşte hayat bu kadar basit!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder