24 Temmuz 2007 Salı

Israrla Her Gün!

Önceleri -yani bir çocuk sahibi olmadan önce- bir çocuğun dağıttığı oyuncakların ebeveynleri tarafından sürekli toplanmasına anlam veremezdim Hele ki bu dağınıklık tamamiyle onun odasıyla sınırlıysa, varsın dağıtsın, toplamak, düzenlemek çok da anlamlı değil, diye düşünürdüm. En nihayetinde kısa bir süre sonra tekrar dağılacak.

Barış'ın oyuncaklarıyla aktif bir biçimde oynamaya başladığı dönemden itibaren tavrımın hiç de eski düşüncemle uyumlu olmadığını fark ettim. Israrla, çevresine saçılmış oyuncakları topluyor, hatta estetik kaygıyla düzenliyordum bile. Bu tavrıma birçok gerçekçi neden buldum aslında, ama hazırlıksız olduğum bir anda temelde çok güçlü bir nedenin olduğunu fark ettim; Ben Barış'la ikinci çocukluğumu yaşıyordum ve ilkinde sahip olmadığım bunca şey benim için çok kıymetliydi. Onları her gün güzelce dizmek, zarar vermeden oynamak, bayram öncesi yeni alınmış bir ayakkabıya duyulan hayranlık gibi bir heyecanla hep gözümün önünde pırıl pırıl dursunlar istiyordum!

Barış'ım, oğlum, bana tekrardan tatlı bir çocukluk yaşattığın için teşekkür ediyorum...



Hiç yorum yok: