13 Ağustos 2006
Haksız değilim elbet... Uykumun kaçması, saçma rüyalar, tuhaf gerginliklerim, heyecanım... Hiçbiri boşa değil! Çok önemli bir sonun başlangıcı bu.Ya da çok önemli bir başlangıcın öncesi SON! Bitenin de, başlayanın da önemi çok büyük! Şu sağ yanımdaki süslenmiş boş beşikte sen var olacaksın artık. Şaka mı bu? Küçücük bir can! Sen içimdeyken mutluydum ben bebeğim. Hiç şikayetim olmadı senden. Bak, şimdi bile karnımın içinde itekliyorsun beni. Nasıl da mutlu olunası bir durum. Seninle ilişkimde şu ana kadar tecrübe ettiğim kısmı MÜKEMMELdi. Evet, sabırsızdım. Ama adım adım, çok değerli bir yolculuk paylaştık, senin öğretmenliğinde. Farkında değildin belki, eğittin beni, birçok şey gibi sabretmeyi de öğretttin, oysa ben sadece besledim seni. Ve SEVDİM! Taviz vermeden ve her güne ekleyerek sevdim. En mutsuz olduğum zamanlarda bile, içimde var olduğunu bilmek İYİ GELDİ BANA. Üzüldüm bazı zamanlar, hatta tutamadım kendimi sinirlendim birçok şeye. Ve nefret ettim kendimden, içimde sen olduğunu bile bile üzülebildiğim, sinirlenebildiğim için, sana daha doğmadan bu kötü duyguları tattırdığım için NEFRET ETTİM KENDİMDEN! Ölüme kadar birliktelik için ayrılacağız bebeğim! Seninle bir ömür için, sensiz bir beden şart! Okurdum, anlamsız bulurdum, anneler doğumdan sonra kendilerini terk edilmiş, boşlukta hissederlermiş. Daha şimdiden 'Evet, öyleymiş,' diyebiliyorum. Şu ana kadar seninle yalnızca İÇİÇE bir yaşamı tecrübe edebildim, sen beni, ben seni görmeden tanımadan. Yalnızca hissederek... Bu yaşam güzeldi bebeğim... Şu yanımdaki süslenmiş boş beşik bir gün batımlık zamandan sonra dolacak. Ve ben eğilip seni kucaklayacağım. Dayayıp göğsüme, sana HAYAT akıtacağım. Yine tek bir beden gibi görüneceğiz iki ayrı bedenle... İki ayrı yaşam... Benim sana kadarki yaşamım artık bitiyor bebeğim. Yeni bir kimliğim daha olacak artık. Seni doğururken ben de doğacağım, yeni kimliğime doğacağım. Bugüne kadar edindiğim kimliklerin hepsini önemsiz bulacak kadar değerli olacak bu kimliğim. Kendimi tanıtmaya buradan başlayacağım. En son kazandığım ama en üstte taşıdığım kimliğim olacak bu kimlik, ANNE olacağım! Barış Tuna'nın annesi... Oğlumun annesi... Yavrusunun anası... Bu bir veda yazısı oğlum...Birlikte içiçe geçirdiğimiz günlerdeki eski kimliklerimize veda yazısı... Şimdi önümüzde MUHTEŞEM günlerimiz var, yeni kimliklerimizle bize sunulan. Umut ediyorum ki, muhteşem günler... Az sonra hava aydınlanacak oğlum. Sen beni, ben seni göremeden paylaştığımız ilişkimizi yaşayacağımız son günün ilk ışıkları parlayacak az sonra. Hadi, bunun da tadını çıkaralım! Önceki her birlikte günlerimizde yaptığımız gibi... Ve 14 Ağustos Pazartesi gününe, gözlerimizin ilk kez birbirine değeceği, kucak kucağa yaşayacağımız ilk günümüze, mutlulukla, sağlıkla, huzurla MERHABA diyelim. ''
Haksız değilim elbet... Uykumun kaçması, saçma rüyalar, tuhaf gerginliklerim, heyecanım... Hiçbiri boşa değil! Çok önemli bir sonun başlangıcı bu.Ya da çok önemli bir başlangıcın öncesi SON! Bitenin de, başlayanın da önemi çok büyük! Şu sağ yanımdaki süslenmiş boş beşikte sen var olacaksın artık. Şaka mı bu? Küçücük bir can! Sen içimdeyken mutluydum ben bebeğim. Hiç şikayetim olmadı senden. Bak, şimdi bile karnımın içinde itekliyorsun beni. Nasıl da mutlu olunası bir durum. Seninle ilişkimde şu ana kadar tecrübe ettiğim kısmı MÜKEMMELdi. Evet, sabırsızdım. Ama adım adım, çok değerli bir yolculuk paylaştık, senin öğretmenliğinde. Farkında değildin belki, eğittin beni, birçok şey gibi sabretmeyi de öğretttin, oysa ben sadece besledim seni. Ve SEVDİM! Taviz vermeden ve her güne ekleyerek sevdim. En mutsuz olduğum zamanlarda bile, içimde var olduğunu bilmek İYİ GELDİ BANA. Üzüldüm bazı zamanlar, hatta tutamadım kendimi sinirlendim birçok şeye. Ve nefret ettim kendimden, içimde sen olduğunu bile bile üzülebildiğim, sinirlenebildiğim için, sana daha doğmadan bu kötü duyguları tattırdığım için NEFRET ETTİM KENDİMDEN! Ölüme kadar birliktelik için ayrılacağız bebeğim! Seninle bir ömür için, sensiz bir beden şart! Okurdum, anlamsız bulurdum, anneler doğumdan sonra kendilerini terk edilmiş, boşlukta hissederlermiş. Daha şimdiden 'Evet, öyleymiş,' diyebiliyorum. Şu ana kadar seninle yalnızca İÇİÇE bir yaşamı tecrübe edebildim, sen beni, ben seni görmeden tanımadan. Yalnızca hissederek... Bu yaşam güzeldi bebeğim... Şu yanımdaki süslenmiş boş beşik bir gün batımlık zamandan sonra dolacak. Ve ben eğilip seni kucaklayacağım. Dayayıp göğsüme, sana HAYAT akıtacağım. Yine tek bir beden gibi görüneceğiz iki ayrı bedenle... İki ayrı yaşam... Benim sana kadarki yaşamım artık bitiyor bebeğim. Yeni bir kimliğim daha olacak artık. Seni doğururken ben de doğacağım, yeni kimliğime doğacağım. Bugüne kadar edindiğim kimliklerin hepsini önemsiz bulacak kadar değerli olacak bu kimliğim. Kendimi tanıtmaya buradan başlayacağım. En son kazandığım ama en üstte taşıdığım kimliğim olacak bu kimlik, ANNE olacağım! Barış Tuna'nın annesi... Oğlumun annesi... Yavrusunun anası... Bu bir veda yazısı oğlum...Birlikte içiçe geçirdiğimiz günlerdeki eski kimliklerimize veda yazısı... Şimdi önümüzde MUHTEŞEM günlerimiz var, yeni kimliklerimizle bize sunulan. Umut ediyorum ki, muhteşem günler... Az sonra hava aydınlanacak oğlum. Sen beni, ben seni göremeden paylaştığımız ilişkimizi yaşayacağımız son günün ilk ışıkları parlayacak az sonra. Hadi, bunun da tadını çıkaralım! Önceki her birlikte günlerimizde yaptığımız gibi... Ve 14 Ağustos Pazartesi gününe, gözlerimizin ilk kez birbirine değeceği, kucak kucağa yaşayacağımız ilk günümüze, mutlulukla, sağlıkla, huzurla MERHABA diyelim. ''
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder