Yazamadım bir türlü, olmadı. Doğum gününde bile iki cümle not düşemedim bu sayfalara.
Ağustosun 8'inde taşındık. Çok zor bir süreçti; sana rağmen toparlanmak, yerleşmeye çalışmak... Ama en zoru, taşındığımız gün diğer evimizden güle oynaya ayrılmışken, bu eve geldiğinde aralıksız saatlerce ağlamandı. Onca haftanın beden ve zihin yorgunluğundan bile yıpratıcı oldu benim için bu durumun. O gün hemen anneannen ve dedenle, teyzenlere gittiniz. Orada kaldın o gece ve hatta ertesi gün akşama kadar. Etraf o kadar yaşanmaz haldeydi ki, üst üste yığılı kolilerden, dağınık duran eşyalardan ürkmüş olmalıydın. Evdeki eşyaları tanıyıp bu eve yakıştıramaman ve en son bulaşık makinesine kapaklanıp hüngür hüngür ağlaman o kadar üzmüştü ki beni, tüm bir gece ve ertesi gün evi sana derli toplu hazırlayabilmek için neredeyse insan üstü bir çaba gösterdim. Hatta gücümün giderek tükendiğini hissettiğim bir ara babana "bana enerji içeceği al, işe yarar mı dersin?" diye sorduğumu hatırlıyorum.
Ertesi gün düzenli eve ayak bastığında durum korktuğum gibi olmadı. Neredeyse hemen alışmış gibiydin. Ama doğrusu ev değişikliğinin verdiği huzursuzluğun başka başka davranışlarına yansıyordu. Belki hâlâ kendini onaramadın, bilemiyorum.
Geçici bir taşınmaydı bu. Evimizin yıkılıp yeniden yapılma sürecinde, 1 sene kadar ikâmet edeceğimiz bir mekâna gelmiştik. Doğrusu ben de huzursuzdum; bu eve ait hissetmiyordum kendimi. İçimden defalarca "Ne işimiz var burada?" diye geçirdiğimi hatırlıyorum. Sanki bir sene otellerde kalmak gibi bir duyguydu bu. Belki de bendeki bu huzursuzluk geçiyordu sana.
Taşınmamızın ilk haftası dolmadan ikinci yaş doğum günün geldi. Geçen sene bu durumlar hiç hesapta yoktu ve ikinci yaş doğum gününle ilgili güzel bir kutlama hayali kurmuştum o zamanlar. Ama ne yazık ki apar topar, gelişi güzel, aile arasında, bir özel pasta bile yaptıramadan aniden karar verip kutladık, bitti gitti. Neyse ki henüz çok algılamıyorsun bu meseleleri. Ama sana yine de söz veriyorum bebeğim, gelecek yaz kostüm bile giydireceğim sana doğum günün için.:)
Henüz telefon ve internetimizin bağlanmadığı dönemlerdi o ilk hafta. Çevreden kaçak göçek bir hat yakalayıp bazen bağlanabiliyorduk ama çoğunlukla ansızın kesiliyordu. Doğum gününün gecesinde, henüz saat 12'yi vurmadan, gün dönmeden bloğuna bir yazı bırakayım istedim. Balkona çıkıp gecenin huzuruyla yazdım, yazdım, yazdım... Son cümlelerime gelmiştim ki bağlantı koptu ve ne yazık ki yazı taslak olarak bile kaydedilememişti.
Sonra da bir daha bağlanmaya çalışıp yazmak içimden gelmedi.
Fotoğraf ekleyemiyorum şimdilik. En yakın zamanda taşındığımız günden bu yana yaptıklarını içeren bir fotoğraf serisiyle bu yazıyı tamamlayacağım.
6 Eylül 2008 Cumartesi
Uzun Süreden Sonra Barış Notları
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Güzel, harikulade olsun yeni yaşı güzel oğluşun!
Çocuklar için her pasta özel. Sen özelsin, babası özel.
Ben Yalın'a daha doğumgünü yapmadım desem organizasyon formatında:)
gelmiş geçmiş doğumgününüzü bir daha kutlayayım diyorum yeniden hatırlamışken:-)
şimdi bir fotoğraf sergisi gezeceğim müsadenle!
Yorum Gönder