Efendim, en son okulda yalnız bırakıp ayrılacağımı yazmıştım. Yaşandı o gün; genelin tersine yalnız kaldığı için ağlayan oğlum değil bendim.:))) Gerçekten! "Siz artık gidebilirsiniz," dediler, o an gözlerim doldu. "Aaa gözleriniz doldu," dediler ve başladım ağlamaya.:)) Küçümenim umursamaz bir halde oyununu oynamaya devam ediyordu. Seslendim, "Oğluuum, anne gidiyor. Sonra gelip alacak, tamam mı?" Cevap, "tınnnnn!":)))))))))))))
Koşarak varmışım eve, fark etmedim. Kapıdan girince önce bir boşluk oldu ve sonra özgür olduğumu hatırladım. Hemen bir müzik açıp güle oynaya ortalığı toparlamaya başladım. Arkasından sakince Türk kahvemi itim, oooh!:) Valla 2-3 saat bile olsa, çocuğunun emniyette ve eğitimde olduğunu bildiğin zaman insan öyyyyle rahat ediyor ki! Yaşasın okullarımız!:)
Efendim, her şey bu kadar iyi değil tabii. Daha kuzu okula yeni başladı ama hemen şikayetler başladı.:P Asiymiş bizim oğlan. Öğretmenleri öyle diyor. "E ne yapacağız?" dedim, "Halledeceğiz," dediler. Ben de hemen yapıştırdım, "Eti senin kemiği benim hocaanım!":P Valla şaka bir yana bugüne kadar üstünde bir asabiyet, bir gıcıklık vardı yavrucağızımın. Alışma evresindeydi herhalde. Üstüne dün de biraz hasta gibi olduğu için bu davranışları tavan yaptı ve kapıdan girmek bile istemedi. Yine sordum, "Ne yapacağız?" yine dediler, "Halledeceğiz.";-) Götürmek istedim hemen. Hayır dediler, şu an kendi yaygarası iin onu götürmüş olmanız hiç iyi değil. Biraz ortama karışsın sonra gidersiniz.
Ama bugün herşey bambaşkaydı. Hoşçakal deyip gittim ve arkamdan gelmek istemedi. Hemen Sıla öğretmen(psikolog) ve Tuğçe öğretmenle oynamaya başlamış. Bir de Sevda öğretmeni oldu bugün, yeni başlamış. Valla yalan yok, kız çırpı cılız güven vermeyen biri gibi göründü bana ama anlaşılan oğlum tam not vermiş; dönüşte almaya gittiğimde oğlum beni içeri davet etti, (dell dell dell dell nidâlarıyla:)) ve bir 10 dakika kadar Sevda öğretmeniyle bahçe kısmında oynamaya devam etti. Neler yaptıklarını sordum gün içinde, kitap bakmayı çok sevdiğini ve uzun süre kitaplara baktıklarını söyledi. Bunu biliyordum ama valla yine de göğsüm kabardı.:P
Okul durumları yoluna girdi, gidiyor. Diğer taraftan okulla birlikte biz biraz daha büyüdük. Mesela artık 'abi yatağı'mız var.:) Yatağımızın ucundaki komodinleri çıkarıp artık tek kişil yatak konumuna soktuk ve bebek yatağından terfi ettik.:) Çok güzel oldu, üstünde birlikte kitap okuyoruz, Bimbi(anneannemizin diktiği mavi tavşan), Zebbu(Özlem Teyze'mizin aldığı zürafa) ve Winnie'yle(Nergiz teyzemizin aldığı ayıcık) oyunlar oynuyoruz. Bu tip oyuncakların yaptırım gücünün çok kuvvetli olduğunu keşfettim. Mesela Bimbi ve Zebbu Barış'tan bir koku geldiğini fark ediyorlar, onu hemen tuvalete götürüyorlar. Barış'ın poposu yıkanıyor ve yeni bez bağlanıyor. Hem Bimbi'yle Zebbu artık bez kullanmaması gerektiğini de söylüyorlar. Ve bunların ışığında bugün tuvaleti kullanma konusunda bir adım attık. Bir köşeye saklanmış kaka yapıyordu yine. Sakince tuvalete çağırdım, klozeti işaret edip kakasını oraya yapması gerektiğini, artık büyüdüğünü söyledim. Hem böylece anne artık Barış'a bez bağlamayacak, anlattım. Ama bunları anlatırken biraz geç kalmıştık ve işlem bitmişti.:)) İkinci seferde de aynı şekilde geciktik. Ama en azından olaya ısındı ve yarın işi daha sıkı tutmaya karalıyım. Tuvalet eğitimimiz de bugün itibariyle başlamış olduuuu!:)
Bir de dilimiz yavaş yavaş çözülmeye başladı. Zebbuuu'nun Zürafa olduğunu belirtmiştik. Diğerleri de şöyle;
Bo - Boş
Bu - Bulut
Jii - Yeşil
Kkk - Kırmızı
Dızı - Sarı
Aaakabı - Ayakkabı
Kajk - Kaşık
Çat - Çatal
Valla bu okul meselesi ne iyi oldu. Belki kelime haznesine yenilerini ekleme zamanı gelmişti ama ben şu sıralar olan her şeyi okula yoruyorum.
Evet evet, kesinlikle "Yaşasın okulumuz!";-)
16 Eylül 2008 Salı
Küçümenimin Okul Maceraları ve Dahası...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
5 yorum:
Valla epey olmuş ben bu sıpanın sayfasına bakmayalı, ne bu okullu olmusuz falan, sevdım bu yuvayı, bu kadar kucuk gruba da ıngılızce verıyorlarmıymıs sasırdım valaa, ve buyumus bu kucuk adam annesi, epey buyumus, sımdı bı gıdıp bu ucan balon nasıl bır okul pek merakettım ınceleyeyım, haftada 3 gun hıcde az degıl valaa, cok renklı gecsın gunlerı
sevgıler
Okulunu sevdi cantanem,
Yaşama başladı güneş yüzlüm,yakında ananede dedimi ben biterim artık.
Afferim ona:)
Gör bak bülbül olacak okulda:)Ve de ne güzel kendine ait gündüz vakitlerinin olması. Hem senin hem onun. Sürekli anne çekilir mi:)
İlk haftalarda ve günlerde hiç sorunsuz giden çocuk daha tehlikeli oluyor bence. Bir ay sonra falan patlıyorlar. Tam patlıyorlar. Gitmek istememesi ve tepki göstermesi doğal olanı. Doğru olanı hem belki de.
Beş yıldızlı karnesini hazırlıyorum şimdiden. Kıskanma:)
oh ya nihayet medeniyetime kavuştum bu akşam ve ilk iş barışkomu ziyaret ettim postlarımı yazdıktan sonra. kesinlikle katılıyorum "yaşasın okulumuz!". barışcım da seviyor, anne sulugöz ama olsun, o memnun:-) hehe. yeni ev yeni okul hepsi iyi şeylermiş arkdşm, çocuklarımız da büyüyor işte, daha ne isteyelim!
Yerim ben o küçümeni! Gene ihmal etmişim epeydir bu sayfayı ya, uatndım kendimden. Zaten gelmeyeli adımız Özlem "teyze" ye çıkmış -ki son derece müteesirim. (öyle denirdi di mi?) Sözün özü; çok şahane oldu bu yuva işi ikiniz içinde. Darısı tam gün yuvaya inşallah. Özgürlük günlerin yakındır arkadaşım. Ağlama bi daha çocuğun arkasından sulu göz anne. Vicdanını gereksiz harcama;-)
Yorum Gönder