21 Eylül 2008 Pazar

Şuna Bak!

Artık alışveriş merkezlerinde ve sokaklarda "Şuna bak!" konumundayız. Ne demek olduğunu şöyle açıklayayım:

Muhtemelen bir yöne gitmek ya da belli bir mağazaya girmek konusunda ısrarcı davranıyoruz. Anne buna itaat etmiyor.(:P) Ve o zaman korkunç bir sinirle ağlamaya başlıyoruz. Ama ne ağlama; yumruklarımızla havayı dövüyoruz, ayaklarımızı sertçe yere vuruyoruz, avazımız çıktığı kadar ve gırtlaktan "DEEEELLLL!" diye haykırıyoruz. Anne kararlı, dönmüyor ve hatta gitmeleri gereken yöne doğru ilerliyor. Çünkü zaten Barış'ın istediği yere yeteri kadar gidilmiş ve onun için yeteri kadar zaman harcanmış. Sonrasında olanları buraya yazmayacağım, hem kendim utanmamak için hem de ilerde oğlum okuyunca yaptıklarından utanmasın diye.;-) Sonuç şu oluyor, etraftaki herkes ve de herrrrkesss "Şuna bak!" adlı bir melodi mırıldanıyor kâh kahkahalarla, kâh mırıltılarla.

Dışarıdan bakan biri olsam bana da sevimli gözükebilirdi ama o an bulabildiğim en yakın kapıdan kaçmak isteğiyle dolu oluyorum o anda.

Geçenlerde yarım saati geçen berbat bir kriz atlattık. Öğretmenlerinin "aman böyle durumlarda siz de sinirlenmeyin ve onu çok sevdiğinizi, ama sakinleşmeden oynayamayacağınızı söyleyerek bulunduğu yerden ayrılın," cümlelerini dikkate alarak, uykudan uyanmış ve buz gibi evde hırka giymemek istemesine bu şekilde karşılık verdim. Defalarca, defalarca, defalarca... Sakinliğimi korumam onun ısrarını daha çok uzatmasından başka bir işe yaramadı.

Ama ertesi sabah dayakla uyandırılıp üstüne en yüksek tondan mızzzzlamalar duymaya başlayınca tepemin tası attı ve dönüp şöyle dedim: Bak Barış, öğretmenlerinin söyledikleri şu an umrumda değil. Sabahın köründe başladığın bu mızırtıyı biraz daha sürdürürsen ve geçen günküne benzer bir krizi bana yaşatmaya kalkarsan, popona şaplağı yersin.

Ne mi oldu? Harika!:) Bütün gün oynadık, güldük, cilveleştik, öyle sakin öyle mutluyduk ki...:)

2 yorum:

Unknown dedi ki...

hahah Sema'cım çok güldüm yazını okurken, çok zor bir durum olduğuna eminim, ama dışarıdan (anne olmadan)bakılınca çok eğlenceli, sen diyorsun şimdi, seninde olsun görelim diye, haklısın:))
amaa yine eski yöntemler işe yarıyor sanırsam:)
çok öperim ikinizide

Ebru Oğuş dedi ki...

işin uzmanları istediğini desin, bazen anne içgüdülerine güveneceksin. popoya şaplak da zaman zaman ortaya çıkan bir unsur, eh anneler de sabır küpü olamıyor her zaman, ne de olsa onlar da insan!