4 Ekim 2007 Perşembe

Bir tatlı huzur...






En çok anneler sevilir, bir de ayakkabılar!:)) Şaka değil bu, çocuklukta anne koynunda uymak kadar, koynuna yeni ayakkabılarını alıp uyumak da aynı derecede mutlu etmez mi insanı?

Ne yeni kıyafet, ne oyuncak, ne balon, ne çukulata, ne kitap! Ayakkabılardır en çok sevindiren. Şimdiki çocuklar, önüne 'hık!' denildiğinde her bir şey geldiği için bunun kıymetini pek bilmiyor gibi görünebilirler, ama ne yapsalar atamazlar, genlerinde vardır ayakkabı sevgisi.

Doğduğundan beri sever oğlum ayakkabılarla oynamayı. Gerçi giymeyi sevmiyor bu bir gerçek, çıplaklık her zaman onu mutlu ediyor. Ama ayakkabılar, terlikler onun her zaman ilk sıralarda ilgi gösterdiklerinden.

Bu gün yeni bir ayakkabı giydik. E baktık hava kapalı, kıyafetimiz de uygun, dışarı çıkarken yeni cicilerimizi giyelim dedik. Gerçi henüz hâlâ biraz büyük ama daha küçüğü de 'topaç kıvamındaki ayak şekli' yüzünden (!) olmadığı için, bunun içinde sereserpe rahat. İşin tuhafı yaz döneminde gerçekten aylarca ayağına olacak uygun bir ayakkabı aradım. Tam numarasında olanlar enden sıkıyor, büyük olanlar içine diğer ayağı da sığdıracak gibi duruyor. Tavsiye, bu tip durumlar için ayağının kalıbını alıp özel ayakkabılar üreten yerler varmış ama ben bunu geç öğrendim. En sonunda hiç ummadığım bir zamanda bizim kuzunun topaçlarına uygun bir şey yakaladım, ama derken kış geldi.:(

Her neyse, bu cicilerimizi de babamız, Barış yanında bile yokken almıştı, e biraz büyük olması dışında tam oldu!:) Haksızlık değil mi ama bu?

Kuzu uzunca bir süre salonun ortasına oturup cici ayakkabılarını sevdi.:)) Ben de böylece dışarı çıkmadan önce yapılması gereken hazırlıklarımızı, ayağımın dibinde dolaşan bir kuzucuk olmadığından rahat hallettim.:)
Gittiğimiz yerde de sürekli yürümek istedi. Hatta eğilip hep ayakkabılarını elledi. Çoğunlukla da ayakta beceremeyeceğini anlayıp pis temiz demeden yerlerde gezindi.:) Fakat 'titiz anne'nin(!) bu duruma çaresi, çantasından eksik etmediği antibakteriyel mendiliydi.;-)
Eve dönüş yolunda iyice uykusu bastıran kuzunun döndüğünde ayakkabı mayakkabı görecek hâli yoktu, şimdi tek isteği anne göğsünde bir tatlı huzurla bir uykuydu...:)

4 yorum:

Ebru Oğuş dedi ki...

evet evet ayakkabılar, benim en kıymetli hazinemdir. oğlanlarsa pek takmıyorlar gibi. barış efendi demek ki şimdiden ayakkabıcı oldu. işiniz var kızım hem de çoook:-)

Butterfly dedi ki...

resminden anlad�m kadar�yla, dikkatli, uyan�k, etraf�yla ilgili, keyifli bir �ocuk, huzurlu ve sevgiyle b�y�t�len �ocuklar�n ayd�nl�n� ta��yor, beni heyecanland�ran 3 kokudan biridir bebekler! Nice mutlu uzun y�llara... Sevgiler

Geveze Kalem dedi ki...

Sevgili Butterfly,
Bir hatadır düşmüşsün sayfamıza, çocuk gelişim uzmanı olduğunu öğrendikten sonra peşini bırakmayacağım günler boyu anlayacaksın neden hata olduğunu:p

Şaka bir yana hemen profilini açıp baktım, bloğuna göz gezdirdim. Bu gece fırsat yaratıp detaylıca okumak istiyorum, 'beni oku' etkisi yeterince hissediliyor.
Sevgiler,
Sema.

Butterfly dedi ki...

O zaman çok güzel bir hata yapmışım:) her zaman! Keyifle, keyifle hemde!