Tanımlayamıyorum! Kelimelerim topak topak oldu. Zaten hepsi çapsız, değersiz, renksiz, ifadesiz, sönük, donuk, soğuk kalır bu hissi tanımlamamda. ‘Bir yerlerde var olmalı,’ diye düşünüp açıyorum yüreğimin en nadide yerlerinde sakladığım minik kelime sandıklarımı; en özel durumlar için kullanılmaya hazır, o hassas kelimeleri arıyorum, yok! Ve fark ediyorum ki henüz yeryüzünde hiçbir dilde kelime olarak karşılığı yok bu hissin, yalnızca yaşayanlara özel ve yalnız yaşanınca güzel.
Sana duyduğum tarifsiz sevgiden bahsediyorum bebeğim. O içime pamuk seli akıtan gülüşünü, alnına düşen ipek gibi kuş kanadı perçemini, tombul beyaz ‘süt kaymağım,’ diye bulandığım gerdanını, her ağzını araladığında bıkmaksızın ‘merhaba’laştığım inci tanesi dişlerini ve yonca gibi açılan o minik ağzını, avucuma konan, bana ‘deva’ gibi tutunan tombul, yumuşak ellerini ve tabii yanına en çok kelime yakıştıramayacağım ‘gözlerini’, tüm bunların bendeki hissini, bendeki aksini tarifle başlayacağımı sanırdım bu ilk doğum günü yazısına. Ben daha bunlara ne kelime, ne ifade yakıştıramazken nasıl becerebilirim ki her güne eklenerek büyüyen sevgimin tarifini?
Tam 1 yıl oldu bebeğim, doğumumuzun üzerinden 1 yıl geçti. İçimdeki son gününde yazmıştım, ‘…seni doğururken ben de doğacağım, yeni kimliğime doğacağım. ANNE olacağım!...’demiştim ya, doğduk ve çarçabuk da büyüdük işte. Bu ilk yılımız ne de güzel geçti değil mi? İnan ki seninle her günümün değerini bilerek ve milyonlarca kere şükrederek yaşadım. Ben senden önce de vardım ama itiraf etmeliyim ki tatsız bir ‘ben’mişim önceleri. Ben ki sevgiye delice tutkun, sevgiye gözü kapalı mahkum, senden sonra fark ettim ki aslında sevgiyi hiç bilmemişim. Denildiği gibi ‘herkesin sevgisi ayrı’ değil içimde, önce sen ve sonra artık kim gelirse…
Çok şanslıyım, çok mutlu, çok huzurlu… Biliyorum, sen hayatımda var oldukça bu hep böyle sürecek. Anladım ki bundan sonra yaşayacağım her günüme ‘tarifsizliğin’ eklenecek. Çabalamayacağım boşuna; sana sadece ‘SEVİYORUM’ diyeceğim, ve hiçbir zaman bunun derinliğini anlayamayacağını bileceğim.
Belki söylemek için çok erken ama yine de sözümdür bu sana; her ne yaşarsan yaşa, ister gül, ister düşün, ister(gönlümden geçmese de) ağla, bil ki meleğim bir gölge gibi hep seni izleyeceğim. Sen daha düşmeden, yine o ‘deva’ ellerimi vereceğim. Yüreğim hep seni dinleyecek, sesim hep seni söyleyecek, senin için düşleyip senin için düşüneceğim. Ama dert etme, sen giderken senin çizilmiş o tertemiz yolda, bir düşüp bir kalkarken, önündeki kapılar kapanıp açılırken, doğrulara en düşlediğin yerden ulaşırken, gölgen olduğumu hiç bilmeyeceksin, sadece gönlün istediğinde ‘annem!’ diye dönüp geleceksin.
Bu gün bizim doğum günümüz bebeğim. Saatler geçtikçe buram buram heyecan kokuyor ortalık. Dönüp dolaşıp, karanlıkta melek gibi uyuyan silüetine dalıyorum. Seninle yaşayacağımız daha nice özel günlerin hayaline bulanıyorum. Yine tarifsizlik basıyor yüreğimi. Söyleyecek kelimelerim bitince gözyaşına sığınıyorum. Akıtmam lazım bir yerlerden, ister gözyaşından ister kelimelerden.
Canım oğlum, bebeğim, benim tatlı meleğim;
Varlığın varlığıma hayat kattığı için sana teşekkür, Yaratan’a da şükrediyorum. Ve her zaman söylediğim, söyleyeceğim o en nadide değerdeki cümleyle yeni günlerimize, yeni yılımıza ‘merhaba’ diyorum; SENİ SEVİYORUM…
Sana duyduğum tarifsiz sevgiden bahsediyorum bebeğim. O içime pamuk seli akıtan gülüşünü, alnına düşen ipek gibi kuş kanadı perçemini, tombul beyaz ‘süt kaymağım,’ diye bulandığım gerdanını, her ağzını araladığında bıkmaksızın ‘merhaba’laştığım inci tanesi dişlerini ve yonca gibi açılan o minik ağzını, avucuma konan, bana ‘deva’ gibi tutunan tombul, yumuşak ellerini ve tabii yanına en çok kelime yakıştıramayacağım ‘gözlerini’, tüm bunların bendeki hissini, bendeki aksini tarifle başlayacağımı sanırdım bu ilk doğum günü yazısına. Ben daha bunlara ne kelime, ne ifade yakıştıramazken nasıl becerebilirim ki her güne eklenerek büyüyen sevgimin tarifini?
Tam 1 yıl oldu bebeğim, doğumumuzun üzerinden 1 yıl geçti. İçimdeki son gününde yazmıştım, ‘…seni doğururken ben de doğacağım, yeni kimliğime doğacağım. ANNE olacağım!...’demiştim ya, doğduk ve çarçabuk da büyüdük işte. Bu ilk yılımız ne de güzel geçti değil mi? İnan ki seninle her günümün değerini bilerek ve milyonlarca kere şükrederek yaşadım. Ben senden önce de vardım ama itiraf etmeliyim ki tatsız bir ‘ben’mişim önceleri. Ben ki sevgiye delice tutkun, sevgiye gözü kapalı mahkum, senden sonra fark ettim ki aslında sevgiyi hiç bilmemişim. Denildiği gibi ‘herkesin sevgisi ayrı’ değil içimde, önce sen ve sonra artık kim gelirse…
Çok şanslıyım, çok mutlu, çok huzurlu… Biliyorum, sen hayatımda var oldukça bu hep böyle sürecek. Anladım ki bundan sonra yaşayacağım her günüme ‘tarifsizliğin’ eklenecek. Çabalamayacağım boşuna; sana sadece ‘SEVİYORUM’ diyeceğim, ve hiçbir zaman bunun derinliğini anlayamayacağını bileceğim.
Belki söylemek için çok erken ama yine de sözümdür bu sana; her ne yaşarsan yaşa, ister gül, ister düşün, ister(gönlümden geçmese de) ağla, bil ki meleğim bir gölge gibi hep seni izleyeceğim. Sen daha düşmeden, yine o ‘deva’ ellerimi vereceğim. Yüreğim hep seni dinleyecek, sesim hep seni söyleyecek, senin için düşleyip senin için düşüneceğim. Ama dert etme, sen giderken senin çizilmiş o tertemiz yolda, bir düşüp bir kalkarken, önündeki kapılar kapanıp açılırken, doğrulara en düşlediğin yerden ulaşırken, gölgen olduğumu hiç bilmeyeceksin, sadece gönlün istediğinde ‘annem!’ diye dönüp geleceksin.
Bu gün bizim doğum günümüz bebeğim. Saatler geçtikçe buram buram heyecan kokuyor ortalık. Dönüp dolaşıp, karanlıkta melek gibi uyuyan silüetine dalıyorum. Seninle yaşayacağımız daha nice özel günlerin hayaline bulanıyorum. Yine tarifsizlik basıyor yüreğimi. Söyleyecek kelimelerim bitince gözyaşına sığınıyorum. Akıtmam lazım bir yerlerden, ister gözyaşından ister kelimelerden.
Canım oğlum, bebeğim, benim tatlı meleğim;
Varlığın varlığıma hayat kattığı için sana teşekkür, Yaratan’a da şükrediyorum. Ve her zaman söylediğim, söyleyeceğim o en nadide değerdeki cümleyle yeni günlerimize, yeni yılımıza ‘merhaba’ diyorum; SENİ SEVİYORUM…
.jpg)
3 yorum:
selammmmmmmmm sonunda sizi tekrar buldum ve bundan sonra takipteyim... doğum günün lutlu olsun anneciğin ve babacığınla mutlu ve sağlıklı nice seneler dilerim.......
selam sonunda sizi tekrar buldum ve bundan sonra takipteyim.doğum günün kutlu olsun anneciğin ve babacığınla mutlu ,sağlıklı nice seneler geçirmenizi dilerim...öpüldünüz.....
Elif'çiğim ne iyi oldu geldin sayfamıza yazdın. Biz de sizi çok özlemiştik. Sen de aç bir blog da bizi Hyat hanım'dan mahrum etme.
Sevgiler,
Sema.
Yorum Gönder