Sabah bir gittik ki yorulmuşuz, acıkmışız. Dinlenelim, yiyip içelim dedik. Sonrasını Barış anlatsın.;-)

"Ay yok valla iyice uyku bastırdı. Bari yemek falan getirseler yaa."
"Aha, vallahi de tabak geliyo masaya."
"Oh ooh, amaaan, yiyelim güzelleşelim abicim!"
"Ağaya bi de demli çay söyliin baalım. Hah şöölee!"
"Haydi kızlar, şimdi çalsın müzik başlasın eğlence! Dıp tıs dıp tıs..."

"Efeniiim, sonra bastık gittik Begama'ya. Tabii ben ne olduğunu bilmiyordum. Ama annemler yolda pusetimi evde unuttukları için dertlenip duruyolardı. Dedim Barış iş yaş. Çok yol yürüyecen anlaşılan. Ama gidince bi baktım ki her yer kaymak gibi taş dolu. Bi sevindim, bi sevindim... Ne puseti, valla dağ bayır demeden yürüdüm durdum. İyi ki de unutmuşlar.:)"

"Hatta bir ara bi baktım Özge ablam çıkmış yüksek bi yere, tutturdum ben de çıkacam diye, garibim anamla babam oraya beni kazasız belasız oturtacak diye akla karayı seçti."
"Ama güzel manzaraydı ha, yerin hakkını verdik."
"İyi ki bi güzel dedik, annem de işin topuzunu kaçırıp beni uçurum kenarına götürmesin mi? Anneeee düşeceeem diye bağırıyorum ama kadının umru mu? Bak bak nasıl gülüyo bi de."

"Sonra bi de böyle tünellerden yürüdük geçtik. Az önce yüksekten tırstığım anlaşılmasın diye taşı otu işaret edip güldüm durdum. Yaw işin gerçeği dizlerimin bağı çözüldü de sinirden her şeye güler oldum."
"Aha bu da Zeus. Saygılar Zeus abi. Mekan iyiymiş?"

"Sonra dediler daha çok yol gidicez, oturup soluklandım azıcık, uhh!"
"Sonra yine taş yığınlarının olduğu bi yere götürdüler beni, adı Kızıl Avlu'ymuş. Baktım koca bi sandık, dedim Bu ne?"
"Önünden dolaştım yok, arkasından dolaştım yok, ula bunun kapısı nerde?"
"Sonra buldum bi delik, hah dedim. Meğer içi boşmuş."
"Orda da gezdik oynadık, sonra dinlenmek için oturduk. Annem durur mu, yakışıklıyım ne de olsa başladı hemen foğraflamaya." (Maşallah kuzum sana.:))
"Bunlar da Cunda Adası'ndaki fotoğraflarım. Uykum çok geldiği için yemek vakti ağlayıp sızlansam da, gezmek çok iyi geldi valla. Mutluydum yani anlayacağınız.Annem dedi ki Kurban Bayramı'nda yine gezecekmişiz böyle yerleri. Babam da dedi ki anlaşılan bizim oğlan kültür gezisi seviyo. Onlar ben doğmadan önce her yeri gezmişler, şimdi benle gezecekleri için daha güzel olacakmış.:))
"Annem poz ver dedi, verdim. Nasıl?"
"Bi de bu yüzükleri çok sevdim. Ben de taksam dedim ama annem kızlar takıyo onu dedi. E Barış Manço da takıyomuş, o kız mı?"

"Gözlük olayına girdim artık.;-)"

"Heheheee burda niye gülüyorum biliyo musunuz, bi kafedeydik o akşam, onlar sohbet ederken ben arabalarımı sürüyodum. Sonra hepsi birden aaaa bu ne kokuuu diye bağırdılar, ben de çaktırmamak için güldüm.:)) Yani öyle yapmışım ki bütün kafe koktu anlayacağınız. Otele zor gittik valla. Ama napıyım arkadaş, mideyi bozmuşuz. Zaten o akşam odadaki üç yatağı da batırdım. heheheee"

4 yorum:
Ağlamak istiyorum ama annenin yazıları, o gülen yüzün güldürüyor beni.
Gülüyorum, gözlerimden iki damla yaşla birlikte.
"Niye anaane" diyeceksin belki.
Gözlerimin önünde günbegün büyürken ben seni özlüyorum cantanem, hemde çok özlüyorum.
Sen gerçekten benim delikanlım oldun artık.
seni çoook çok seviyorum!
canim benim, bunlar nasil fotograflar boyle! anneannenin golerinin kenarinda yaslar damliyor benim agzimin suyu akiyor:P ama hic yaklastirmiyorsn be lokum.boyle fotograflara bak bak nereye kadar.insan soyle evire cevire opup koklayamayinca olmuyor yani.bu arada puseti unutmak shane olmus.ide gibi sen de 2. yasinda antik sehir yolculuklarina tabanvay basladin boolece. yakisir :)bu arada annen de durduk yere guldurdu bizi yani.
Model güzel, fotoğraflar güzel, çeken güzel, gezilen yerler güzel,ben var bir daha sizinle gelmek:-p
fotoğraflarla barış'ın dilinden gezi anılarını harika olmuş. ne iyi etmişsiniz! urban bayramında rota neresi olacak bakiiim? mekanlar ve mankenler güzel olunca fotolar da çok güzel olmuş, ellerinize sağlık!
Yorum Gönder